RAPORLARIMIZ
 

 

                                                                      Aralık 2008

MARMARAY PROJESİNİN TÜP VE TÜNEL DIŞINDAKİ GÜZERGAHI KONUSUNDA YENİ DEĞERLENDİRMELER

Vecdi Diker Çalışma Grubu
www.vecdidiker.org

ÖZET:

Ulaşım projelerinin tasarlandığı tarih ile yapımının başlatılması arasında, uzun yılların geçmesi halinde, projenin uygulanacağı bölgede ve alanda meydana gelen gelişmeler, projenin de revizyonunu gerektirmektedir. İnşaat başlangıcına kadar, proje üzerinde revizyon yapmak, her zaman mümkün olup, yapılan son değişikliklere göre de, ihalede düzeltmeler yapılarak inşaata başlanır.

İnşaat başlangıcından sonra ise projede değişiklikler yapmak, son derece zordur. Özellikle Uluslararası ihalelerde, projelerde köklü değişiklik yapılması istenmeyen bir durumdur.

Her şeye rağmen, göz önüne alınması gereken ise Ülkenin ve bölgenin menfaati olmalı ve bu yöndeki kararları çekinmeden almak gerektiği bilinmelidir

Marmaray Projesi de yukarıda izah edildiği gibi uzun yıllar önce, sadece bir demiryolu güzergahı olarak planlanmış ve ihale süresi gelene kadar olan süreçte; İstanbul ulaşımı için metro hattının da geçirilmesi öngörülmüş ve ihaleye bu şekli ile çıkılmıştır.

Yapımın başladığı  2004 tarihinden bu yana geçen zaman içinde ise İstanbul’un ulaşım talebi ve ihtiyaçları daha iyi anlaşılmış ve bu yönde projeler geliştirilmeye  ve yapılmaya başlanmıştır.

Marmaray güzergahının Söğütlüçeşme ile Yenikapı arasındaki tüp ve tünel dışında kalan güzergahındaki tarihi yapılar, koridorun darlığı ve işletmede oluşacağı gözüken problemler, projede bazı soru işaretleri yaratmaktadır.

Meydana gelen bir başka gelişme ise Marmaray projesine yolcu temin edecek olan dikine hatlar yerine, Anadolu yakasında D100 Karayolu altına yapılan Kadıköy-Kartal (Anadoluray) Metrosu ve Avrupa yakasında da Halkalı’ya kadar gidecek olan Marmaray güzergahına paralel yapılan metro hatlarının oluşmaya başlamasıdır.

Marmaray güzergahına paralel yapılan ve müşteri potansiyeli olarak da çok daha fazla müşteri çekecek bu hatların yapımı halinde, Marmaray güzergahında yeterince yolculukların yapılamayacağı ve Marmaray güzergahındaki mevcut banliyönün iyileştirilerek ihtiyaç karşılayacağı ortaya çıkan bir gerçektir.

Marmaray projesinin tüp ve tünel dışında kalan Söğütlüçeşme-Gebze ve Yenikapı-Halkalı güzergahının yapılması yerine; metro güzergahlarının, Belediye tarafından inşa edilen metro güzergahlarına bağlanması halinde; milyarlarca dolarlık tasarruf sağlanarak elde edilen kazanç başka yatırımlara aktarılabilir.

Bu kapsamda anlatılacak bir başka konu ise, Marmaray güzergahının kuzey ringinin Vaniköy-Arnavutköy arasına yapılacak köprü üzerinden geçilerek yapılması halinde; İstanbul Ring Metrosunun oluşturulması ile gelecekte yapılacak metro hatlarının, Ring Metrosu ile irtibatı sağlanarak mükerrer yolculukların önüne geçilmesi ve yolculuk sürelerinin kısaltılması sağlanmış olacaktır.

 

           
SUNUŞ:

Halen yapımı devam eden Marmaray Projesinin batırma tüp bölümünü kapsayan çalışmalar tamamlanma aşamasına gelmiş olup, tüpün devamındaki tünel kazısı çalışmaları sürdürülmektedir. Üsküdar- İbrahimağa, Sirkeci – Yedikule arasında yer alacak tüneller ve yeraltı istasyon yapıları için yapılan kazı çalışmalarında bazı olumsuzlukların ve gecikmelerin meydana geldiği bilinmektedir. Özellikle; Yenikapı’daki yeraltı istasyonu kazısı sırasında çıkan arkeolojik buluntular basında ve arkeoloji dünyasında heyecan yaratacak niteliktedir. Bu konuda basına yansıyan bilgiler ve yapılan bilimsel tartışmalar önemli bir boyuta ulaşmıştır. İstanbul coğrafyasındaki ilk yerleşimin M.Ö.3500 yıllarına tarihlendiği öngörülürken, Yenikapı İstasyonu kazılarında ortaya çıkan ve İstanbul’un ilk liman yerleşimi olduğu ifade edilen yapıların 8500 yıllık olduğu şeklindeki bilgiler basında yer almıştır. tespit edilmiştir. Mevcut bilgileri tamamen değiştiren bu durum, uluslar arası arkeoloji camiasında da yankı bulurken, bu kesimdeki kazıların nasıl yürütüleceği de önemli bir tartışma yaratmıştır. Ancak, şu an itibariyle kesin olan şey; karşılaşılan bu durumun, Marmaray Projesinin hizmete girme zamanını ötelediğidir. Şu anda, bu projenin hizmete girme tarihinin 2012 olacağı ifade edilmektedir.

Marmaray konusundaki farklı bir tartışma da ihalenin ikinci etabını teşkil eden ve mevcut banliyö hatlarının açık metro haline dönüştürülmesi kapsayan bölümü üzerindedir. İkinci etap ihale 2007 yılında yapılmış ve ilk programda bu işin 2008 yılı başında başlaması öngörülmüştür. Ancak bugüne kadar bu işe başlanamamış olup, 2009 yılı başında çalışmaların başlayacağı yönünde bilgiler alınmaktadır. Bu ihalenin kapsamı içinde; mevcut banliyö hattındaki bir gidiş – bir geliş durumunda bulunan rayların ve bunların altyapısının sökülmesi, yeni altyapı oluşturularak 3 raylı yeni bir sistem tesis edilmesi, mevcut istasyon yapılarının ( tarihi olan birkaçı hariç ) yıkılması ve yeniden yapılması, tarihi istasyon yapılarının yıkılmadan yeni sisteme uygun hale getirilmesi, banliyö hattı boyunca yer alan bütün yaya – araç alt ve üst geçitlerinin yıkılarak yeni düzene göre tekrar inşa edilmesi yer almaktadır

Mevcut banliyö hattı üzerinde yapılacak bu çalışmalar, ihale şartnamesi gereğince 24 ay sürecek ve bu süre içinde,halen çalışan banliyö trenleri ve şehirlerarası yük ve yolcu taşıyan trenler Halkalı ve Gebze’de durdurulacaktır.

İstanbul’un günlük ulaşımı içinde önemli bir yeri olan banliyö trenleri ile taşınan yolcular, otobüsler ve diğer bireysel vasıtalar ile mevcut karayolu ağı üzerinden nakledilecektir. Söz konusu karayolu ağının, kapasitesinin çok üzerindeki bir trafik hacmine maruz kaldığı ve bu yollar üzerinde, sabah ve akşam saatlerinde büyük yoğunlukların yaşandığı, İstanbul’da yaşayan insanların yakında bildiği bir husustur. Kısaca, bu konuda uygulama başladığında, İstanbul’da, iki yıl süreyle, yaşanan trafik yoğunluklarına önemli ve büyük bir yoğunluk daha eklenmiş olacaktır. Ayrıca; banliyö hattı üzerindeki alt ve üst geçitlerde yapılacak çalışmalar, özellikle Asya Yakasındaki yoğun yerleşimin trafiğini alt – üst edecek, bugün bu kesimlerde yaşanan sıkıntılar çok daha büyük boyutlara ulaşacaktır.                                                 

Marmaray’ın ikinci etap ihalesinin yapılmış olmasına rağmen uzun süredir başlayamamış olması, bu konuda bazı tartışmaların yapılmakta olduğu duyumlarını teyit eder niteliktedir. Bu tartışmalar iki noktada odaklanmaktadır. Bunlardan birincisi; yeni hattın ve istasyon yapılarının, ihalede öngörüldüğü şekilde bazı kesimlerde DDY’nin mevcut kamulaştırma sınırlarına sığamadığı ve ihalede öngörülmeyen kamulaştırma ihtiyaçlarının gündeme gelebileceğidir.
Bu durumu, net bir bilgi olarak teyit etmek, henüz mümkün olamamıştır. İkinci tartışma konusu ise; ihaleyi alan konsorsiyumun, yukarıda ifade edilen sakıncalar da öne sürülerek, metro hattını tamamen yer altı güzergahı olarak inşa etme talebinde bulunduğu şeklindedir. Bu konudaki benzer uygulama; Kadıköy – Kartal güzergahında, D-100 yolu ekseninde, İBB tarafından ihale edilen yüzeysel metro hattının, teknik açıdan haklı gerekçelerle yer altına alınmasıdır. Bu metro hattının yapımı halen devam etmektedir.

Marmaray’ın tüp ve tüneller dışında kalan bölümünün, yani banliyö hatları kaldırılarak onun yerine ikame edilen güzergahının, doğru bir koridorda planlanmadığı hususu, 1999 yılından bu yana devam eden önemli bir tartışma konusudur. Vecdi Diker Grubu olarak bu konudaki görüşlerimiz, pek çok ortamda dile getirilmiş ve söz konusu  güzergahın yanlışlığı açıkça ifade edilmiştir. Henüz geç kalınmış değildir. Yapılması gereken şey; banliyö hatlarını aynen muhafaza ederek, gerekli teknolojik yenilikleri de yapıp, çalışmaya devam ettirmektir. En önemli husus ise; Marmaray’ın ikinci etabında güzergah değişikliği yapılmasıdır. Buna göre;

 Avrupa yakasında Kumkapı – Aksaray – Millet Caddesi – Topkapı – Davutpaşa – Bağcılar – Güneşli – Halkalı – Firuzköy – Esenyurt – Beylikdüzü ( bu hattın iki kolu olarak Bağcılar – İkitelli – Başakşehir – Olimpiyat Parkı ve Güneşli – Halkalı Konut Alanı – Altınşehir – Ispartakule – Bahçeşehir – Hadımköy ) güzergahını takip eden ve Batı Metrosu olarak adlandırabileceğimiz yeni bir ana metro ekseni oluşturulmalıdır.

Asya yakasında ise İbrahimağa – Fikirtepe – Ziverbey – SahrayıCedit – Minibüs Yolu ekseni – D-100 Bostancı Kavşağında Kadıköy – Kartal metrosu ile irtibatlanacak şekilde yeni bir Doğu Metrosu güzergahı teşkil edilmelidir.

Bu yeni metro koridorlarının ve dolayısıyle Marmaray Projesinin tamamlayıcısı, Grubumuzca uzun zamandır savunulan ve gündeme getirilen Ring Metrosudur. Göztepe – Kozyatağı – Ataşehir – Soyak – Ümraniye – Nato Yolu – Vaniköy Üstü – Arnavutköy Üstü – Levent – Kağıthane – Alibeyköy – Gaziosmanpaşa – Otogar – Zeytinburnu ekseninde Marmaray’ı tamamlayan bu Ring Metrosu, Boğaz geçişinde, İstanbul 3. Çevreyolunun bir parçası olan        3. Köprüyü kullanarak İstanbul ulaşımının belkemiği olan çok önemli bir ulaşım sistemini teşkil edecektir. Söz konusu Ring Metrosunun, aynı zamanda, her iki yakadaki mevcut ve yapılacak diğer raylı sistemler ile kesişme noktaları oluşturduğu da, ulaşım açısından bilinmesi gereken önemli bir husustur.

Yukarıda ifade edilen Batı ve Doğu Metrosu koridorlarının en önemli özelliği; tipik metro müşterilerinin yerleştiği ve yaklaşık 5-6 milyon nüfusa hitap eden bir güzergaha sahip olmasıdır. Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin planladığı ve bazı kesimlerde yapımına başladığı muhtelif metro hatları da, önerilen bu ana metro hatları ile uyumlu çalışabilecek durumdadır.Banliyö hattı için yapılan güzergah değişikliği önerisinin bir diğer önemli sebebi, İstanbul ulaşım altyapısındaki değişmelerden dolayı; mevcut hat (Marmaray) için ulaşım talebinde görülmesi beklenen azalmadır. Şöyle ki ;
Marmaray Projesi için fizibilite etütleri yapılırken,  Asya yakasında ihalesi yapılıp inşaatına başlanmış olan ve Ankara asfaltını takip edecek olan,  Kadıköy – Kartal Metrosu gündemde yoktu. Kentin Avrupa yakasında ise D100 yolu üzerinde yüksek kapasiteli metrobüs hattı işletmeye girmiş, ayrıca; Yenikapı- Bakırköy – Avcılar- Beylikdüzü Metro projesi ihale aşamasına gelmiştir. Marmaray fizibilite etüdünde iki yakadaki banliyö hatlarının kuzey – güney yönünde taşıma yapacak otobüs hatları ile istasyonlarda beslenmesi öngörülmüştü. Belirtilen Kadıköy – Kartal metrosu ile Avrupa yakasındaki projelerin devreye girmesi ile banliyö hatlarının kuzey – güney yönünde verimli şekilde beslenmeleri mümkün olmayacak ve bu yolcuları değinilen sistemler çekecektir. Bu da Marmaray Projesinin banliyö hatları yerine yapılacak olan metro hatlarına olacak olan talebi azaltacaktır. Azalan bu talebin mevcut iki hatlı banliyö sistemi ile karşılanması rahatlıkla mümkün olabilecek, dolayısıyla da; banliyö hatlarının üçlenmesine gerek kalmayacaktır.

İstanbul; sahip olduğu tarihsel doku, bulunduğu coğrafya, farklı kültürlerin buluşup kaynaştığı yer olma özellikleri bakımından çok ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bu değerlerin, İstanbul ve Ülkemiz adına bir avantaj olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Yenikapı İstasyon kazısında ortaya çıkarılan ve 8500 yıl eskiye dayandığı ifade edilen arkeolojik buluntular, İstanbul’un tanıtımı ve bunun turizme yönelik olarak değerlendirilmesi yönünde yeni fırsatlar yaratmıştır. Avrupa’da, 400-500 yıl önce sadece bir köy niteliğinde olan bugünün bazı büyük şehirlerinin turist sayısı yıllık 5-25 milyon kişi civarındadır. Gerek tarihsel nitelikleri, gerekse doğal güzellikleri ve coğrafik konumu yönünden kıyas kabul etmez avantajları olan İstanbul’un bu konuda çok sönük kaldığı açıktır. Tarihsel değerlerini ve eski dokusunu koruyan, ulaşım sorununu halletmiş bir İstanbul’un, Dünya turizm ve ticaret pastasından çok daha büyük bir pay alması, bu konuda sergilenecek çabaların olağan bir sonucu olacaktır. Bunların gerçekleştirilmesi için grubumuzca hazırlanan  “ Ulaşım Yatırımlarının Finansmanına Yönelik Çözüm Önerileri “ internet sitemizde yer almaktadır. Yukarıda ifade edilen alternatif Marmaray Güzergahı ve Ring Metrosu güzergahı aşağıdaki harita üzerinde gösterilmiştir.

Marmaray Projesi’nin  Yenikapı-Söğütlüçesme Arası olan Boğaz Geçiş Bölümünün  İstanbul Ring Metrosu dahilinde kullanılması ve Marmaray Projesinde mevcut demiryolu hatlarının    üç hatta çıkarılması yerine,  D100 Karayolu altına yapılmakta olan Anadoluray Metrosuna bağlantısı ve Avrupa Yakasında önerilen yeni metro hattı

İstanbul’da yapılmış ve yapılacak tüm raylı sistemleri kesecek olan ve Marmaray Metrosunun Boğaz Geçiş Bölümünü de kullanması önerilen Ring Metrosu Güzergahı

Marmaray Projesinde, Avrupa Yakasındaki mevcut demiryolunun üç hatta çıkarılmasındaki zorluklar ve Projenin daha da fizıbıl olabilmesi için güzergahın Yenikapı’dan sonraki     bölümü değiştirilerek, D100 Karayolu ile TEM Otoyolu arasından Beylikdüzü’ne kadar yapılması önerilen yeni metro güzergahı

Marmaray Projesinde, Asya Yakasındaki mevcut demiryolu güzergahındaki yapım zorlukları ve Projenin daha da fizıbıl olabilmesi için güzergahın Söğütlüçeşme’den sonraki bölümlümü değiştirilerek, minibüs caddesini takip eden ve D100 Karayolu altına yapılan Anadoluray metrosu ile Kozyatağı’ında kesişerek Ring metrosunu oluşturan öneri metro güzergahı